Askıcılar   Bahçe Tekstili Firmaları   Bayrak Firmaları   Çorapçılar   Deri Firmaları   Dokumacılar   Döşemelik Kumaşçılar
  Ev Tekstili Firmalari   Gelinlik Firmaları   Gömlek Firmaları   Halıcılar   Havlucu   İplikçiler & Örgücüler   İş Elbiseleri Firmaları
  Kot Firmaları   Kravat Firmaları   Kumaşçılar   Mefruşatçılar   Nevresimciler   Perdeciler   Şapka & Bereciler
  Tekstil Aksesuarları   Tekstil Ambalajcıları   Tekstil Etiketçileri   Tekstil Kimyasalları   Tekstil Makinaları   Tekstilkent  TTSİS
  Tekstil Fuarları   Tekstil Dergileri   Türk Tekstil Vakfı   Laleli Tekstil Piyasası   OTİAD   Dünya Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü
  Hazır Giyim   Giyimkent   Stilistlik   Modelistlik   Tekstil Terimleri   Tekstil ve Konfeksiyon Sanayii
Tekstil Markaları

Hazır Giyim Sektörü , Hazır Giyim Piyasası , Tekstil , Textile , Tekstil Firmaları , Tekstilciler

Tekstil ve Hazır Giyim , Hazır Giyim Piyasası
Hazır giyim Türkiye’ de en geniş payı olan piyasalardan birisidir. Çok geniş bir kesime hitap eden bu piyasada klasik, spor vb. modeller ile büyük ve küçük kapasitede firmalar üretimde bulunmaktadır. Bu piyasada üretilen mallardan klasik giyimi ele aldığımızda ceket, pantolon, gömlek, mont ve kaban olmak üzere belli başlı ürünler ve bu ürünlerin tamamlayıcısı olan mallardan oluşmaktadır. Hazır üzerine üretim projesinde ilk aşamada ürüne bir sitil verilir. Buna dizayn aşaması denir. İkinci aşamada ürüne kullanılacak kumaş ve gerekli malzemelerin belirlenmesinden sonra koleksiyon seçimi yapılır. Sonra ürün gelişim aşamasına girer. Ana imalat aşaması gelişim aşamasıdır. Bu aşamada nihai ürünün örneği oluşturulur. İmalat aşamasına getirilir. İmalat aşaması ise kumaşın kesimini dikimini, baskıyı ve bitim işlemlerini kapsar.

Hazır giyim endüstrisindeki teknolojik gelişim tekstil endüstrisine göre daha yavaş olmakla birlikte hızlı bir yeniden yapılanma içerisindedir. Geleneksel üretimin yerini teknolojik araçlar almaktadır. Böylece üretim den doğan kayıplar en aza indirilir, üretim hızı ve kapasitesi artar.

Hazır giyim sanayinin üretim yapısı emek –yoğun tarzdadır. Gelişmiş ülkelerde iş gücü maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle, bu ülkeler insan kaynaklarını teknoloji- yoğun sanayilere kaydırmışlardır. Sanayileşmiş ülkeler, geliştirdikleri teknolojiler ve sermaye güçleriyle yatırımlarını işçilik maliyeti düşük olduğu ülkelere yönlendirmektedirler. Böylelikle, gelişmekte olan ülkelerin hazır giyimdeki ilerlemeleri yabancı sermaye yatırımları ile hız kazanmaktadır.

Moda ve tüketici tercihleri de hazır giyim endüstrisi talebinde belirleyici rol oynamaktadır. Düşük kaliteli günün modasına uygun olmayan, yığın üretimi yapılan hazır giyim ürünlerinden kalitesi yüksek, daha klasik ve markalı ürünlere talep artmaktadır.

HAZIR GİYİM SANAYİİNİN TÜRKİYE’DEKİ TARİHSEL GELİŞİMİ
Dünya ülkelerinin kalkınma ve büyümelerindeki en belirgin öğelerden birisi imalat sanayi sektöründe sağladıkları gelişmelerdir.
 
Ülkemizde imalat sanayinin gerek toplam üretim değeri, istihdam payı ve gerekse dış ticaret içindeki payı açısından önemli ağırlığa sahip bir alt sanayi grubu olan tekstil sanayi, Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından itibaren gelişerek bugün ülke ekonomisi için lokomotif sektör konumuna gelerek dünyada üretim, kapasite, ihracat kalite vb. açısından ilk sıralarda yer almaktadır.

Ülkemizde ilk kurulan sanayi dallarında biri olan dokuma ve giyim sanayi planlı dönemde hızla gelişmiş ve özellikle dördüncü planlı dönemi sonlarında büyük bir satım olanaklarına kavuşmuştur. 1960’lı yıllarda başta Avrupa olmak üzere dünyayı saran işçi eylemleri ve 1970’lerin başında petrol bunalımı nedeniyle özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe fason üretime geçilmesine neden olmuştur. En geniş anlamıyla “Fason”; 2 endüstriyel firma arasındaki bir değişim ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Fason, ilişkisinde firmalardan birisinin diğerine oranla bir ekonomik üstünlüğe sahip olması koşulu vardır. Fason bağlantısı, sürekli bir ilişkinin varlığını gerektirir.

Tekstil ve hazır giyim ihracatının patlama yaptığı 90’ların başında küçük atölye sayısının da %20’lere varan bir artış gösterdiği göz önüne alınırsa, fason üretime bağlı bir “küçük işyeri” artışından söz etmek mümkün görünüyor. Buna karşılık yapılan küçük hareketler, küçük işletmenlerin ortalama % 40’nın aynı zamanda fason üretimde yaptığını gösteriyor. Bu oran tekstil ve hazır giyim sektöründe %50 ile en yüksek noktaya ulaşıyor.

1980’li yılların en başlarından itibaren ihracata dayalı bir sanayileşme modelini benimseyen Türkiye’de, körfez krizi özellikle ihracata bağımlı sektörleri derinden etkilemiştir. Şimdi de gümrük birliği hazırlıklarının yapıldığı bu dönemde, uluslar arası alanda rekabet edebilmek için iş gücü maliyeti mümkün olduğunca aşağıya çekilmek istenmektedir.

Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, kuruldu.
Tekstil ve hazır giyim sektöründen 13 derneğin bir araya getiren Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, kuruldu. Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonunun kuruluşuna ilişkin yapılan imza töreninde konuşan Kahraman Öztürk, Türkiye’ nin lokomotif sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyimin ülke ekonomisine ve istihdamına önemli katkı sağladığını anlattı. Sektörün 14 milyar dolar ihracatı ve 1 milyonun üzerinde çalışanı ile sosyal barışa, işe ve aşa önemli bir destek verdiğini dile getiren Öztürk, sektördeki derneklerin bir araya gelerek yaptığı ilk oluşumun, İstanbul Fashion (İF) olduğunu anımsattı.

Öztürk, sektörün ekonomik sıkıntı içinde olduğunu ifade ederek, “İstihdam sıkıntısı, işverenin üzerindeki enerji, döviz kurları gibi sorunlar… Bütün bunlar ekonomik anlamda zorluklar yaratıyor” diye konuştu.

Bu durumda, üretimden vazgeçilmemesi gerektiğini, sektörün göz ardı edilemeyeceğini, kaybedilemeyeceğini ifade eden Öztürk, “Sıkıntılar aşılırsa, devlet gerekli desteği verirse ihracatta hedeflediğimiz 100 milyar doların geçmişte kalan rakamlar olacağını çok yakında göreceğiz” dedi.

“Cumhuriyet tarihinde ilk”

Bölgesel sektör dernekleri olarak güçlerini bir araya koyarak, cumhuriyet tarihinin “ilk” Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonunu kurduklarını anlatan Öztürk, böylece bu dernekleri “nüfusa kaydetmiş” olduklarını söyledi.

Öztürk, bugün 13 olan dernek sayısının önümüzdeki günlerde daha da artacağını belirterek, İF Konseyi üyelerinin genel kurullarını yetiştiremedikleri için federasyona katılamadıklarını, onların da en yakın zamanda federasyona üye olacaklarını kaydetti.

“Misyonumuz üretimin, bölgesel ve sektörel teşviklerin arkasında durmak. Bugün bunlara sahip çıkmazsak yarın sektör ve hükümet olarak iş arayanlara hesap veremeyiz” diyen Öztürk, Türkiye’nin moda konusundaki deneyimlerini Avrupa ile paylaşma konusunda projeler ürettiklerine işaret etti.

Türkiye’yi bir marka ülke yapmayı, İstanbul’u moda merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini anlatan Öztürk, bu doğrultuda moda fuarları düzenleyeceklerini ifade etti.

Kahraman Öztürk, ulusal ve uluslararası platformlarda kendilerini tanıtmak ve hazır giyimi ön plana çıkarmak amacıyla İF Magazin Dergisi ile İF TV’nin 2008 yılının Ocak ayından itibaren faaliyet geçeceğini bildirdi.

Bir soru üzerine Öztürk, federasyonun merkezinin Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) olacağını ve şu anda kaynak sorunları olmadığını anlattı.

Kaynak: Dünya Gazetesi - 28/11/2007
Tekstil Markaları

2007 © Tüm haklari saklıdır.
Created by Ceyy.Net