Türkiyede Tekstil ve Konfeksiyonun Konumu
Tekstil ve
tekstile bağlı olarak da
konfeksiyon sektörü
halen ülkemizin en önemli sektörlerinden birisidir. Ekonomik değişimlere
bağlı olarak ihracat artarken, artış içindeki en büyük payı bu sektörler
alabilmiştir. Türkiye’ de
tekstil endüstrisi' nin geçmişi
cumhuriyetin ilk yıllarına kadar gitmektedir. Daha çok iç tüketime
yönelik üretim yapan
tekstil sektörü giderek,
pamuk ihracatının
yanında,
pamuk ipliği ihracatını arttırarak katma değeri
yükseltmiş ve 1970' li yılların sonunda Türkiye, Avrupa Birliği
ülkelerinin
pamuk ipliği sağlayıcısı haline gelmiştir. 1970' li
yıllardan itibaren de
konfeksiyon halinde ihracata başlayarak
katma değeri daha da yükseltebilmiştir. Bugün artık
pamuk ve
iplik sektörü ihracatı azaltmış, büyük bir oranda
konfeksiyon
sektörümüz için üretim yapmaya başlamıştır.
1980 yılında 131 milyon dolar olan
tekstil ve konfeksiyon ihracatı,
bugün 7-8 milyar dolar düzeyine çıkarak en çok ihracat yapan sektör olma
konumunu sürdürmektedir. Halen toplam ihracat içindeki payı % 40’ lar
dolayındadır. Kotalar, anti damping yasaları, patent yasaları, gümrük
birliğine uyum gibi düzenlemelere rağmen sektör, ihracattaki önemli
konumunu sürdürebilecektir. Zira Türkiye,
iplik ve dokuma sektörlerinde
dünyanın en büyük on kapasitesi içindedir.
Konfeksiyon
yatırımlarını da aynı şekilde yenilemekte ve geliştirmektedir. Bugün
tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türk imalat sanayii içindeki payı
%20 dolayındadır ve yaklaşık 2 milyon kişiyi istihdam etmektedir. Bunun
1.5 milyonu konfeksiyonda çalışmaktadır.
Türkiye’ nin dünya ile rekabet edebilmesi için, kalitenin ve
teknolojinin yüksek tutulması gerekmektedir. Türkiye üretim
teknolojileri açısından Avrupa ve Dünya standartlarını yakalamıştır.
Ülkemiz gerek hammadde kaynakları, gerek insan gücü, gerekse teknolojiyi
kullanabilmesi açısından, dünya
tekstil ve hazır giyim piyasasında
bugün bulunduğu konumdan daha ileri bir konuma ulaşabilme potansiyeline
sahip bulunmaktadır.
Tekstil Sektörünün Yapısı
Türk tekstil sektörü teknoloji düzeyi, ekonomik etkinliği ve
sosyal etkileşimi itibariyle ülkenin önde gelen sosyoekonomik faaliyet
alanlarından biri. Sektörün bu konumunu önümüzdeki yirmi yıl boyunca
koruması, hatta geliştirmesi bekleniyor.
Tekstil sektörümüzün
ürün kalitesi ve üretim teknolojisi çağdaş dünya standartlarında.
Üretimin yaklaşık yüzde 75’ i on yaşından daha genç makine ve teçhizatla
gerçekleştiriliyor.
Tekstil sektörü ülkede yaratılan katma değerin 1/10’undan, ülke
ihracatının 1/3’ünden fazlasını gerçekleştiriyor.
Tekstil ve hazır
giyim sektörünün imalat sanayi içindeki katma değer payı ise 1/6.
Diğer taraftan,
tekstil sanayi teknoloji ve girdiler açısından
önemli ölçüde diğer sektörlere bağımlı. Sektörün önemli girdilerinden
olan pamuk üretimi tarım sektörünün; sentetik hammaddelerin ve tekstil
terbiyesinde kullanılan boyar maddeler ve kimyasalların üretimi kimya
sanayinin faaliyet alanına giriyor.
Bugün Türkiye’ de 40.000 firmanın
tekstil ve konfeksiyon sektöründe
faaliyette bulunduğu tahmin ediliyor. Bu işletmelerin yüzde 90’ından
fazlasını KOBİ’ ler oluşturuyor ve bu firmalar
fason üretimde
bulunuyorlar.
Konfeksiyon sektöründeki işletmelerin tamamına
yakınını KOBİ’ ler oluştururken
tekstil sektörü ağırlıklı olarak
büyük ölçekli firmaların elinde bulunuyor. Faaliyette bulunan 40.000
firmanın yüzde 25’ i aktif ihracatçı ve sektör, genel ihracatımızın
yüzde 37’ sini oluşturuyor.
Türkiye’ deki
iplik makinelerinin bölgeler itibariyle dağılımına
bakıldığında makinelerin GAP ve Marmara bölgelerine yoğunlaştığı
görülüyor. GAP Bölgesi, gerek ring gerek open-end iplikte en fazla
kapasiteye sahip yöre. Ring’de iğlerin yüzde 26’sı, open-end’de
rotorların yüzde 55’i GAP yöresinde bulunmaktadır. GAP yöresini
sırasıyla Marmara, Akdeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgesi izliyor. Toplam
iplik kapasitesi içinde (ton X ne cinsinden) open-end ipliğin payı GAP
yöresinde yüzde 54, Ege Bölgesi’nde yüzde 27, Marmara Bölgesi’nde yüzde
25, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde yüzde 21’dir. Toplamda ton X ne
cinsinden kapasitenin yüzde 38’i GAP, yüzde 23’ü Marmara, yüzde 15’i
Akdeniz, yüzde 12’si İç Anadolu, yüzde 10’u ise Ege Bölgesi’nde
bulunuyor.
Türkiye için gerek istihdam gerekse ihracat açısından son derece önemli
olan Türk ekonomisinin itici ve lokomotif gücünü oluşturan bu sektöre
ilişkin diğer çarpıcı rakamlar kısaca aşağıda veriliyor:
-
Tekstil-Konfeksiyon sektörü Türkiye GSMH’ nin yüzde 12’sini
(tekstil yüzde 7.5, konfeksiyon yüzde 4.5),
-
İmalat sanayi üretiminin yüzde 18 ini,
-
İmalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını,
- Toplam ihracatın yüzde 40’ını sağlıyor.
- Ülkemizdeki sanayi işgücünün yüzde 20’den, toplam işgücünün de yüzde
10’dan fazlasını sağlıyor.
Hazır giyim sektörü 2.5 milyonun
üzerinde çalışanı ile toplam istihdama yüzde 21’lik katkı, 10 milyon
kişiye geçim olanağı yaratıyor.
-
Türk Tekstil sanayi bugün dünyada 13. sırada,
Hazır giyim
sektörü ise 6. tedarikçi durumunda
- Türkiye,
tekstil-konfeksiyonda Avrupa Birliği (AB)’nin Çin’den
sonra ikinci büyük tedarikçisi konumunda.
- Dünyanın 6. büyük
pamuk üreticisi olan Türkiye, GAP’ın
tamamlanmasıyla
pamuk üretimini ikiye katlayarak hammadde sorunu
yaşamayacak.
- Türkiye ring sistemde dünyanın en büyük kapasiteye sahip ülkeleri
arasında 7. sırada, Open-end sistemde ise 4. sırada yer alıyor.